Bu Sayı Hakkında
| |||
|---|---|---|---|
Google arama motoruna “Amerika Birleşik Devletleri” yazdığınızda bilgisayar ekranına 3.370.000.000 adet arama sonucu gelecektir. Bu ülke ile ilgili çıkan çok fazla yayın olduğuna dair hiç şüphe yok. Ne var ki, eJournal USA ’nın bu yayınını araştırırken, ABD dışındaki yeni nesil için hazırlanmış yeni bir yayının bir boşluğu doldurabileceğini fark ettik. Bu sayımızın başlığı olan “ABD’nin Anlık Fotoğrafı” (Snapshot) bu yaklaşımımızı yansıtıyor. Önce Amerika hakkındaki bazı temel gerçekleri sunacağız. Daha sonra, bugün nasıl insanlar olduğumuzu gösteren bir resim çizmek için bu temeller üzerinden giderek Amerikalıların ülkeleri hakkında ne düşündüklerini söylemeye çalışacağız. Uluslararası okurlarımızın sadece California’nın en kalabalık nüfuslu şehir olduğu veya ABD demokrasisinin karşılıklı kontrol ve dengeleme sistemiyle işlediğini bilmelerini istemiyoruz. Biz aynı zamanda, Amerikan gençlerinin yetişkinliğe adım atarken hissettiklerinin bu genç okurlarınkiyle benzer, hatta tıpa tıp aynı olabileceğini de bildirmeyi amaçlıyoruz. Kısacası, bu sayıyı akademik bir külliyat olarak değil, zamanın içinden bir anda çekilmiş Amerika’nın merak uyandırıcı bir parçası, Haziran 2006 için hazırlanmış bir söz-ve-resim kolajı olarak görüyoruz. “Benim Amerika’m” adlı kısa denemelerden oluşan bir koleksiyonla başlıyoruz. Beş genç yazardan, yurt dışındaki insanların bu ülke hakkında neyi bilmelerini istediklerini, dünya manşetlerinin günlük koşturmacası arasında Amerika’nın gözden kaçmış olabilecek bazı yönlerini söylemelerini istedik. Bu yazarların düşüncelerinden, şaşırtıcı şeyler çıktı ortaya. “Bizi Amerikan Yapan Bazı Şeyler”de, Northwestern University siyaset bilimcisi Kenneth Janda, Amerikan demokrasisinin kilit nokatlarından birinin çoğulculuk olduğunu söylüyor. Washington DC American Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünden bir öğretim görevlisi olan Gary Weaver daha ayrıntılı bir açıklama yaparak, Amerika’nın yaygın bir şekilde farklı etnik grupların kimliklerini kaybettikleri bir erime potasına benzetilmesinin gerçekleri yansıtmadığını söylüyor. Bunun yerine, daha büyük bir birliği kapsarken, aynı zamanda kendine has özelliklerinin de kıymetini bilen bir toplumu simgeleyen mozaik ya da goblen figürünü tercih ediyor. Bu bölümü, bu ülkeyle özdeşleşmiş, özgüven, girişimcilik, hayırseverlik, ikinci bir şans verme, hayallerinin peşinden koşma gibi bazı klasik değerleri yaşam biçimi haline getirmiş beş çağdaş Amerikalının portresiyle kapatıyoruz. “Amerikan İkonları”nda, başarıları dünyada da birçok kişiyi etkileyen, aralarında devlet adamları, sivil haklar savunucusu, bilim adamları, girişimciler, atletler ve komedyenlerin bulunduğu 32 kişiye kısaca değiniyoruz. Bir milleti anlamak için, o milletin geçmişini bilmeniz gerekir, bu yüzden ABD tarihinde bir dönüm noktası niteliğinde olan olaylardan da bahsediyoruz. Bu bölümün ardından, ülkenin bölgelerine doğru kısa bir gezinti yapıyoruz. Bunun çok yerinde olduğunu düşünüyoruz; çünkü en eski ve en uzun ömürlü Amerikan rüyalarından biri bu engin topraklar olmuştur. Walt Whitman, Leaves of Grass (Çimen Yaprakları) adlı şiir antolojisinde 1855’te yazdığı önsözde bu düşünceyi dile getirmiştir. Whitman’a göre, gerçek bir Amerikan şairi “(Amerika’nın) coğrafyasına, doğal yaşamına, nehirlerine ve göllerine hayat verir… Uzun Atlantik sahili ile Pasifik sahili daha da uzadığında… onların arasını, doğuyu ve batıyı kuşatarak aralarındaki her şeyi yansıtır.” Editörler |
|||