eJournal USA

Yeni Bir Başlangıç

Charlie Cook ve Jerry Hagstrom ile röportaj

The Long Campaign: U.S. Elections 2008

İÇİNDEKİLER
Bu Sayı Hakkında
İnternet Oyun Sahasını Nasıl Değiştiriyor
Yeni Oy Kullanma Teknolojisi: Sorun mu yoksa Çözüm mü?
İlk Kez Oy Kullanmak
Kongre Seçimleri
Değişen ABD Seçmeni
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Kadın Seçmenler
Başkanlık Seçimini Haber Yapmak: Basın Otobüsünden Manzaralar
Siyasi Anketler: Neden Onlarsız Yaşayamıyoruz
Yeni Bir Başlangıç
2008 ABD Seçimleri Nasıl Finanse Edilecek
Seçici Kurul Gerçekten Yararlı Oldu mu?
Kaynakça
İnternet Kaynakları
Adobe Acrobat (PDF) dosyasını indir
 

2006 ara seçiminde, seçmenler oy kullanmak için sırada bekliyor, Alexandria, Virginia, 7 Kasım Salı, 2006.
2006 ara seçiminde, seçmenler oy kullanmak için sırada bekliyor, Alexandria, Virginia, 7 Kasım Salı, 2006.
© Corbis/epa/Shawn Thew

2008 ABD başkanlık seçimi, yıllardır ilk kez ne görevli bir başkan ne de başkan yardımcısının ülkedeki en üst düzey yönetim koltuğu için yarışa girmemesi nedeniyle benzersizdir. Uluslararası Enformasyon Programları Dairesi personel yazarı Michelle Austein’ın yaptığı bu röportajda iki uzman bu olguyu tartışıyor ve 2008 seçim sezonunda bizi başka nelerin beklediğini irdeliyor. Charlie Cook Cook Political Report editörü ve yayıncısıdır; Jerry Hagstrom ise National Journal’ın konuk yazarıdır.

Soru: Amerika ve uluslararası platformda 2008 başkanlık seçimi neden bu kadar dikkat çekiyor? Bu seçimin önceki ABD seçimlerinden farkı nedir?

Cook: 80 yıldır ilk kez görevli bir başkan veya başkan yardımcısı aday olmuyor. Bu yarışta kapılar her iki parti için sonuna kadar açık; bu da olağanüstü bir durum.

Gelecek vaat eden başkan adayları

 

Genellikle bir tarafta [kendi partisinin adaylığını] kolayca kazanabilecek bir başkan veya başkan yardımcısı olur ya da sadece iki kişi yarışır; öbür tarafta ise çok sayıda adayın yer aldığı büyük bir alan vardır. Bu kez her iki tarafta da büyük alanlar var. Gerçekten hayret uyandırıcı bir seçim döngüsü. Daha önce böylesini görmedik.

Hagstrom: Bence bu hem izlemesi eğlenceli, hem de diğer ülkelerdeki insanlar için önemli bir yarış. Üstelik bu seçimi erkenden izlemeye başlamak da önemli; çünkü kimlerin aday olacağı ve elbette sonunda seçimi kimin kazanacağı belli değil.

S: Önceki seçimlere nazaran, adaylar fon sağlamaya daha erken başladılar. Bunun bir nedeni seçimde yarışan bir görevlinin olmaması. Peki, başka nedenleri de var mı?

Cook: Seçmenlere ulaşmak eskiye nazaran giderek zorlaşıyor. Yirmi – otuz yıl önce sadece üç televizyon ağı vardı; bu şekilde çok sayıda insana ulaşabiliyordunuz. Artık kablo ve uydu televizyonları var; bunun yanında yüzlerce televizyon kanalı ve seçmenleri oyalayacak başka şeyler var; seçmenlere ulaşmak ve mesajınızı kendilerine iletmek artık çok daha zor.

Hagstrom: Çok uzun yıllar önce, insanlar kampanya çalışmalarını büyük olaylarda veya büyük fabrikalarda yürütürler, karşılığında büyük verim elde ederlerdi. Bugün aynı şeyi yapamazsınız. Amerikalıların ofislerinde çalıştığını kabul etmek zorundasınız. İnsanlar artık bu büyük etkinliklere gelmiyorlar. Dolayısıyla onlara televizyon ve radyo aracılığıyla ulaşmak zorundasınız ki, bu araçlarda reklam vermeniz için de para gerekmektedir.

Seçilmiş Ofisler

“O başıboş köpekleri toplayan belediye memuru (dogcatcher) bile seçilemez” diye ünlü bir Amerikan deyimi vardır; bir adayın seçilemeyeceğini belirtmek için kullanılır. Bu deyim tamamıyla mecazidir; çünkü Amerika Birleşik Devletleri’nde "dogcatcher" ofisleri seçimlerin gündeme gelmediği az sayıda birkaç ofisten biridir. Yerel olarak seçilmiş yetkililerin "dogcatcher" tuttukları ve seçmenlerin potansiyel "dogcatcher"ın niteliklerini inceleme yükümlülüğünden kurtuldukları doğrudur. Ancak seçmenlerin seçilmiş ofisteki adaylarını değerlendirmeleri için çok sayıda fırsatları vardır.

Amerika Birleşik Devletleri’nin tek bir federal hükümeti vardır; ancak ülkede 50 eyalet hükümet, yerel hükümetlerde (ilçe, şehir, kasaba) 300.000’in üstünde seçimle dolan pozisyon ve okul bölgesi, su bölgesi gibi yaklaşık 200.000 özel amaçlı bölge de bulunmaktadır. Sonuç olarak, ABD seçmenleri sadece başkanlık ve Kongre seçimi için değil, aynı zamanda binlerce eyalet ve yerel hükümet yetkilisi için de oy kullanmaya çağrılmaktadır; bu yerel hükümet yetkililerinin arasında eyalet meclisi görevlileri, eyalet valileri ve vali vekilleri, eyalet denetçileri, ilçe komiserleri, kasaba ve şehirlerin belediye başkanları, hükümet görevlileri, hâkimler, emniyet müdürleri, adliye yetkilileri, şerifler, sulh yargıçları, okul kurulu, kolej kurulu, altyapı hizmetleri kurulu üyeleri ve kamu yararına çalışan diğer makamların üyeleri bulunmaktadır.

Seçimle doldurulan daha tuhaf pozisyonlardan bazıları sorgu yargıcı, sulama bölgeleri üyeleri ve kasaba mezarlık komisyonları ve ağaç korucusudur (kasaba mülkündeki zararlı ağaçların kaldırılmasını yöneten kişi).

Cook: Amerika Birleşik Devletleri’nde, insanlar gerçekten aday ya da kişi için oy kullanıyor; parti için değil. Bu da parlamenter hükümet biçiminde olandan daha fazla harcama yapmanızı gerektiriyor.

Hagstrom: Adaylarımızı seçmek için bir ön sistem kullanıyoruz; bu da bir adayın aslında hiçbir yerden gelemeyeceği anlamına geliyor. Adayın aday olarak gösterilmesi için parti içinde köklü bir geçmişinin olmasına gerek yoktur. Ne var ki bu parti üyelerinin ilk seçimlerden önce insanlara ulaşması için para ve zaman gerekmektedir.

S: Bu yılın adayları Amerikan tarihindeki en çeşitli aday grubu gibi görünüyor. Bu sezon neden böyle bir durum olduğu konusunda fikriniz var mı? Bu durum ilerideki seçimler için bir örnek teşkil eder mi?

Hagstrom: Bence bunun nedeni toplumun değişim geçirmesi, gerçekten farklı kişilerden oluşuyor olması ve çeşitliliği daha fazla kabul etmeye başlamasıdır. Yirmi – otuz yıl önce bu adayların ciddiye alınması çok zor olurdu.

Cook: Bu yılın başlarında yapılan bir Gallup anketi, Amerikalıların yüzde 94’ü nitelikli bir Afrika kökenli Amerikalı adaya oy vereceğini göstermiştir. Amerikalıların yüzde seksen sekizi gerekli niteliklere sahip bir kadın adaya oy vereceğini söylemiştir. 12-16, hatta 20 yıl önce bu istatistikleri elde etmek mümkün değildi. Ülkemiz artık eskiye oranla çok daha çeşitli toplumlardan oluşuyor. Üstelik çeşitliliği eskiye oranla daha çok kabul ediyor. Evet, daha önce de başkanlık için yarışan kadın adaylar oldu. Başkanlık için yarışan Afrika kökenli Amerikan adaylarımız da oldu; ama onların aslında bu yarışta şansı yoktu. Aynı niteliklere sahip adaylar bu kez de başkanlık için yarışıyor ve onların gerçekten şansı var; bu da Amerika’nın nasıl değiştiğini gösteriyor.

S: Amerika’da çok sayıda insan kampanyalarda baskın konunun Irak olmasını bekliyor. Kampanyalarda başka hangi meselelere değinildiğini duyacağız?

Cook: Bence Irak meselesi büyük bir faktör olacak; ama emin değilim, 2008 güzünde bu durumun hangi aşamada olacağını bilmiyoruz. Ekonominin gidişatı önemli bir mesele olabilir. Çevre ve küresel ısınma da önemli konular olacaktır. Adayların bu meselelere eğilmesi için bazı insanlar 20-30 yıldır uğraşıyor. Ne var ki günün sonunda çoğu seçmen insanları değerlendiriyor, meseleleri değil.

Hagstrom: Nihayetinde, başkanlık yarışında asıl önemli olan karakterdir. Bu bir kime güveniyorum meselesidir.

S: Çoğu eyalet ilk seçimlerini takvimdekinden daha erken yaptı. Çok sayıda eyalet ilk seçimini 5 Şubat’ta yapacak gibi görünüyor. Bunun kampanya sezonu üstünde nasıl bir etkisi olabilir?

Cook: Çoğu eyaletin seçimlerde rol oynamak için ilk seçimlerini 5 Şubat’a alması ironik. Şimdi de bu eyalet ve insanların çoğu ilk seçimlerini 5 Şubat’a aldıkları için pek de söyleyebilecek bir şeyleri kalmıyor. Aralarında en büyük eyaletlerin de bulunduğu 50 eyalet içinden 21, 22 veya 23’ü aynı gün oy kullanıyorsa, diğer eyaletlerin dikkat çekmesi çok zor olacaktır. Benim tahminim şöyle; 5 Şubat’tan sonra olmasa bile, ön seçimlerin yapılmasından bir hafta kadar sonra adayların kim olduğunu öğreneceğiz.

Sonra da kampanya çalışmalarının harareti bir nebze kesilecek. İnsanlar iki üç ay boyunca başka şeylere yoğunlaşacak, sonra kampanya kaldığı yerden yeniden başlayacak ve Kasım ayındaki seçime kadar giderek büyüyecek.

Hagstrom: Şu ana kadar, 5 Şubat ilk seçimlerinden önce yapılacak olan Iowa kurultayları ile New Hampshire ilk seçimi Amerikan halkının kimi sevdiğinin sinyalini vermesini açısından önemli olacaktır.

S: Henüz kararını verememiş seçmenler ne arıyor, bu seçmenlerin bu sezon ne aradıklarını biz tahmin edebilir miyiz?

Cook: Bu seçmenler bir karakter, bir tür rahatlık arıyorlar. Bu tıpkı oturma odanıza kimi davet etmek istediğinize ve ilerideki dört yıl boyunca televizyonunuzda kimi görmek istediğinize karar vermeye benziyor. Seçmenler, başkanların yüzleşmek zorunda oldukları meselelerin çoğunun farkında olmadıklarını biliyorlar. Başkan, seçmenleri gocundurmayan, seçmenlerin varlığından bile haberdar olmadığı meseleler hakkında karar verecek biri olmalıdır.

Hagstrom: Bence, seçmenler açısından gerçekten önemli olan mesele, kampanya sezonuna başladığımızda Irak’taki savaşın nerede durduğudur. Irak’taki savaş veya başka bir konu seçmenler için en önemli mesele olabilir.

S: 2008 yarışı ABD dış politikasını nasıl etkileyecektir?

Hagstrom: Demokrat adayların tümü Irak’ta izlenen politikada değişiklik yapacaklarını söylerken, Cumhuriyetçi adaylar bu noktada Başkan Bush’un izinden gidip gitmemek veya değişiklik yapmak konusunda birbirilerinden ayrılmaktadır.

Cook: Bence Amerika Birleşik Devletleri başkanı, dünyanın geri kalanı karşısında Amerika’nın yüzünü temsil etmektedir. Bu seçim, yeni bir başlangıç fırsatıdır.

S: Sizce seçmen katılımı artacak mıdır?

Cook: Birkaç nedenden dolayı son altı-sekiz yıldır seçmen katılımının arttığını görmekteyiz. Eskiden insanlar, “Kimin kazandığı önemli değil,” derlerdi. Artık bunu söylemiyorlar; çünkü bana kalırsa, mesele ister terör, ister savaş veya yoksulluk, ister Katrina Kasırgası olsun, insanlar artık asıl önemli olanın Birleşik Devletler başkanı olduğunun farkındalar.

ABD seçmeni katılımı konusunda yapılan kıyaslamalardan bazıları gerçekte adil kıyaslamalar değildir. Amerika Birleşik Devletleri’ne bakıyorsunuz ve belediye, ilçe, eyalet, federal seçimlerini, ilk seçimleri, genel seçimleri, bazı durumlarda da özel seçimleri (run-off) görüyorsunuz. Amerikalılar diğer ülkelere kıyasla daha sık oy kullanmaya çağrılıyorlar. Amerika’da 600.000’in üstünde seçim ofisi olduğunu sanıyorum. Bu adil bir kıyaslama değil; çünkü Amerikalılar gerçekten dünyanın her yerindeki herhangi bir ülke halkından daha fazla oy kullanıyorlar. Sorun sadece bu oyların çok sayıda farklı seçime yayılmış olması.

Hagstrom: İnsanlar artık kimin kazandığının aslında önemli olduğunun farkındalar; bana kalırsa seçmenler oy kullanmak konusunda büyük ölçüde motive edilmiş olacaklar; ne var ki bu durum adayların kimler olduğuna ve her partinin aday gösterdiği kişinin seçilip seçilmemesini gerçekte umursamasına bağlı olarak değişebilir.

S: Adayların özellikle İnternet üzerinden gayri resmi olarak nasıl değerlendirildiği konusunda teknolojinin bir şekilde rol oynadığını gördük. Bunun adayların kampanya yapma şeklini etkileyeceğini düşünüyor musunuz?

Cook: Bütün kampanya bütçelerine baktığınızda, daha büyük bütçeler görürsünüz; ne var ki yine de [adayların] çok çok küçük bir yüzdesi kampanya bütçesini yeni teknolojilere ayırmıştır.

Hagstrom: [İnternet] sizi destekleyenleri örgütlemeniz ve kaynak sağlamanız açısından gerçekten çok iyi bir araç; ancak iyi bir ikna etme aracı değil. İnternet üstünde görsel bir medya olan YouTube’un gelişmesi bir istisna olmuştur.

Artık her kampanyada elinde kamerayla rakip adayı takip eden bir genç görüyoruz. Burada yine karakter meselesi çıkıyor karşımıza. [Amerikan halkı] bu kişinin savunmasız bir anında kim olduğunu görmek istiyorlar. Bu savunmasız anların bazıları aday kendisini seven bir kitleye seslenirken ortaya çıkabiliyor. Her an bütün adayları kayda alıp yaptıkları hataları YouTube’da yayınlamak bir açıdan son derece açıklayıcıdır. Seçmenlerin bu hatanın bu adayın tek özelliği olduğunu düşüneceklerini sanmıyorum; ama yine de bu durum kampanyaların önemli bir bölümü olmuştur.

S: ABD seçimlerinde, başkanlık yarışı sonucunu belirleyen bir avuç kararsız eyalet olacaktır; genellikle aynı eyaletlerin defalarca hedef alındığını; çünkü bu eyaletlerin bir Demokrat veya Cumhuriyetçiye oy verebileceklerini görüyoruz. Bu kez de yine aynı birkaç etkili eyaletin böyle olacağını düşünüyor musunuz, yeni eyalet var mı?

Cook: Büyük ihtimalle yine aynı eyaletler olacaktır. 2000 George W. Bush-Al Gore yarışı ile 2004 George W. Bush-John Kerry yarışına bakarsanız, bütün birlikte bir zamandan diğerine farklılık gösteren yalnızca üç eyalet olduğunu görürsünüz. Gore New Mexico ve Iowa’da kazanmayı başarmış; ancak New Hampshire’da kaybetmiştir. Kerry ise New Hampshire’da kazanmış, New Mexico ve Iowa’da kaybetmiştir. Bence büyük ihtimalle yine aynı eyaletler olacaktır; ama Demokratların güneybatıdaki eyaletlerde biraz daha hareketlendiğini görüyoruz. Son derece muhafazakâr ve Cumhuriyetçi bir eyalet olan New Hampshire’ın daha az muhafazakâr ve daha çok Demokrat olduğunu göreceğiz. Öte yandan, bazı eyaletler de daha az Demokrat ve daha çok Cumhuriyetçi olmaktadır. Sözgelimi Louisiana. Batı Virginia’nın oy kullanma yönteminin değiştiğini ve Demokratların burada kazanmasının zorlaştığını görüyoruz; oysa burası eskiden emniyetli bir Demokrat eyaletiydi.

Hagstrom: Ben bu seçimde, kırsal alandaki seçmenleri kazanmak için çok mücadele edilmesini bekliyorum. Kırsal Amerika genellikle Cumhuriyetçi bölge olarak görülür; ancak her zaman Cumhuriyetçi değildir ve Demokratlar 2006 kongre seçimlerinde kırsal bölgelerden son derece iyi sonuçlar elde etmişlerdir.

S: Eyaletler seçimleri nasıl yönettiklerine bakarak 2000 yılından bu yana çok miktarda para ve zaman harcamaktadır. Bunun seçmen katılımını etkileyeceğini düşünüyor musunuz?

Cook: 2004 yılındaki seçmen katılımı 2000 yılındakinden yüksekti. Son iki ara dönem seçiminde seçmen katılımı artmıştır. Ülke olarak seçmen-seçim idaresi sürecine çok fazla para harcamıyoruz, sonuç olarak da elimizde hatası çok olan bir sistem var. Ne var ki bu sistem çoğu insanın düşündüğü gibi sahte bir sistem değil.

Amerikalılar oy sayma işlemine ve seçim idaresine daha fazla para harcamak isteselerdi, gerçekten çok ama çok iyi bir sistemimiz olabilirdi; ama böyle bir şeyi sözgelimi eğitim pahasına yapmak ister miydiniz? Veya sağlık hizmetleri pahasına? Ya da dış yardım açısından dünya çapındaki sorumluluklarımız pahasına? Olaylar bu denli karmaşık ve seçimlerin büyük çoğunluğu henüz uzakken seçimlere tamamıyla, gerçekten güvenmek -

Hagstrom:Seçimlerimizdeki bu değişkenler hakkında çok sayıda haber duymamızın nedenlerinden biri, seçimlerin eyalet hükümetleri tarafından yapılmasıdır. Federal hükümet yalnızca büyükbir sorun olduğunda devreye girer. Dolayısıyla eyaletten eyalete ve bölgeden bölgeye çok sayıda değişkenlik görürsünüz.

Başka bir faktör ise, güney eyaletlerinde Afrika kökenli Amerikalılara oy kullanma hakkını tanımamaya ilişkin mirasımızdır. Üstelik hiç kimse oy kullanma hakkını sınırladığımız eski sisteme geri dönmek istememektedir. Çok katı olup da bir insanın oy kullanmasını engelleme ihtimalinize karşı bir dirençle karşı karşıyayız. Bu ise Amerika Birleşik Devletleri gibi nüfus çeşitliliğine sahip bir ülkede son derece önemli bir meseledir.

Bu röportajda ifade edilen fikirlerin ABD hükümetinin görüş ve politikasını yansıttığı düşünülmemelidir.

 
Back to Top


Bu site ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi tarafından oluşturulmuş ve güncellenmektedir.
Diğer internet sitelerine olan bağlantılar, orada belirtilen düşüncelerin tasvip edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.