ABD Dış İşleri Bakanlığı - Yayınlar
jump over navigation bar
 
 
  
USINFO > Yayınlar

Yeni Oy Kullanma Teknolojisi: Sorun mu yoksa Çözüm mü?

Paul S. DeGregorio

The Long Campaign: U.S. Elections 2008

İÇİNDEKİLER
Bu Sayı Hakkında
İnternet Oyun Sahasını Nasıl Değiştiriyor
Yeni Oy Kullanma Teknolojisi: Sorun mu yoksa Çözüm mü?
İlk Kez Oy Kullanmak
Kongre Seçimleri
Değişen ABD Seçmeni
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Kadın Seçmenler
Başkanlık Seçimini Haber Yapmak: Basın Otobüsünden Manzaralar
Siyasi Anketler: Neden Onlarsız Yaşayamıyoruz
Yeni Bir Başlangıç
2008 ABD Seçimleri Nasıl Finanse Edilecek
Seçici Kurul Gerçekten Yararlı Oldu mu?
Kaynakça
İnternet Kaynakları
Adobe Acrobat (PDF) dosyasını indir
 

Hindistan’da, bir oy kullanma memuru Mayıs 2007 seçiminden önce elektronik oy kullanma makinelerini kontrol ediyor.
Hindistan’da, bir oy kullanma memuru Mayıs 2007 seçiminden önce elektronik oy kullanma makinelerini kontrol ediyor.
© AP Images/Rajesh Kumar Singh

Diğer pek çok demokrasi gibi, ABD de bütün vatandaşlarının özgürce, kolayca ve güven içinde oy kullanabilmesi için seçim işlemini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu bölümde bir seçim uzmanı ABD hükümetinin ülke çapında oy kullanma işlemini kolaylaştırmak için yaptığı faaliyetleri anlatıyor, ayrıca teknoloji seçim idaresinin genelinde yer almaya başlarken, elektronik oy kullanma sistemlerinin vaat ve tuzaklarını ele alıyor. Paul S. DeGregorio, ABD Seçim Destek Komisyonu’nun eski başkanıdır, kendisi 20’den fazla ülkede seçim uzmanı olarak 22 yıl çalışmıştır.

Son on yıl içinde, dünyada oy kullanma işlemine önemli ölçüde odaklanılmaya başlanılmıştır. Zengin - fakir, gelişmiş—az gelişmiş olsun, çoğu ülke liderini seçmek için yeni teknolojiler kullanmaktadır. Dünyanın en büyük demokrasisi olan Hindistan’daki seçmenler, oylarını elektronik bas-buton teknolojisiyle kullanırken, Batı Yarıküre’nin en fakir ülkesi olan Haiti’deki seçmenler oylarını modern bir fotoğraflı kimlik kartı ve baş parmağı izi ile kullanıyorlar. Hatta Estonya’daki seçmenler şimdi dünyanın her yerinden oylarını İnternet üstünden kullanabilmek için akıllı kart kullanabiliyor; galiba bu yüzden ülkelerini E-stonya olarak tanıtmaktan hoşlanıyorlar!

Help America Vote Act’ın isteği üzerine (Amerika Oy Kullanma Eylemine Yardım Et), yeni teknoloji artık engelli seçmenlerin de oy kullanabilmesini sağlıyor.
Help America Vote Act’ın isteği üzerine (Amerika Oy Kullanma Eylemine Yardım Et), yeni teknoloji artık engelli seçmenlerin de oy kullanabilmesini sağlıyor.
© AP Images/Home News Tribune/Keith Muccilli

ABD’de oyların yüzde 90’ı aşkın bir bölümü elektronik yöntemlerle kullanılmakta veya sayılmaktadır. Artık bütün oy kullanma yerlerinde yasa gereği engelli seçmenlerin gizlilik içinde ve bağımsızca oy kullanabilmesini sağlayan bir oy kullanma cihazı bulunması zorunludur. Dolayısıyla, görme engelli bir seçmen kulaklık takıp ekran veya butona dokunmak suretiyle gizlilik içinde oyunu kullanabilmektedir. ABD, dünyada bu tür bir yaptırımı olan tek ülkedir.

Başka özel ihtiyaçları olan seçmenler, sözgelimi İngilizceyi anadili olarak konuşamayanlar da bu yeni teknolojiden yararlanmaktadır. California, Los Angeles’da oy pusulaları sekiz farklı dilde sunulmaktadır. Yeni teknolojilerin fiziksel açmazları olan veya dil engeline takılan seçmenler için büyük bir yardımcı olabileceği açıktır.

Bu yeni seçim teknolojilerinin büyük çoğunluğu ve daha fazlası son 10 yıl içinde seçim sistemine dâhil olmuştur. Her yıl daha fazla ülke oy kullanma işlemini toplumun bütün kesimlerine ulaştırabilmek için yeni teknolojiler sunmaktadır.

Peki, bu yeni teknolojiler daha çok sayıda seçmen katılımını sağlayıp daha az katılımı engelliyor mu? Toplumun bütün kesimler tarafından güvenle karşılanıyorlar mı? Yoksa daha fazla soruna neden olup belli seçmenler için adil olmayan bir avantaj mı sağlıyorlar? Bunlar hali hazırda her bir ülkede ve uluslararası platformda tartışılan meselelerdir.

ABD Seçim Sürecinin Geliştirilmesi

ABD seçim süreci, 2000 yılı başkanlık seçiminde, altı haftalık bir süre içinde başkanlığı kimin kazanacağının belli olmaması üzerine ülke çapında ve dışarıda inanılmaz dikkat toplamıştır. “Asılı”, “hamile” ve “gamzeli” kart terimleri, dünya çapında kullanılan terminolojinin bir parçası olmuştur. ABD’deki seçimlerin idaresi, bir dönüm noktası niteliği taşıyan olaydan sonra uzun bir yol kat etmiştir. 2002 yılında, ABD Kongresi, HAVA olarak bilinen ve seçim sürecini geliştirmek için tarihinde ilk kez 50 eyalet, Kolombiya Bölgesi ve ABD mıntıkalarına federal yardım sağlayan tarihi Help America Vote Act yasasını kabul etmiştir. Hatta 200 yıllık Amerika tarihine nazaran ABD’de son yedi yıl içinde daha fazla seçim yasası ve yönetmeliği yürürlüğe girmiştir.

Hollanda, İngiltere, Japonya ve diğer birkaç ülkeye benzer olarak, ABD’de yapılan seçimlerin tümü yereldir; yani bu seçimler yerel yetkililer tarafından idare edilir ve seçmenlerin hangi yöntemle oy kullanacağına ilişkin kararların büyük çoğunluğu yerel yetkililer tarafından alınır. HAVA, eyalet seçimi yetkililerine yerel kurumları yönetmesi ve düzenlemesi için daha fazla yetki vermiştir. Çoğu eyalette, parti üyesi olarak seçilmiş bir eyalet sekreteri en büyük seçim yetkilisidir. Aralarında New York ve Illinois’in bulunduğu daha az eyalette ise tarafsız bir seçim kurulu oy kullanma işlemini yönetmektedir. Yüzde 70’in üstünde yerel seçim yetkilisinin ilçe sekreteri, ilçe denetimcisi ve seçim denetçisi gibi unvanlara sahip kişilerin parti üyesi olmaları nedeniyle seçilmesi bakımından ABD’nin dünyada bir benzeri daha yoktur. Bu yetkililer her dört yılda bir seçmenler tarafından hesap vermeye çağrılır.

California, San Jose’de oy pusulaları federal Oy Kullanma Hakları yasasına uygun olarak İngilizce, İspanyolca, Çince ve Vietnam dilinde sunulmaktadır.
California, San Jose’de oy pusulaları federal Oy Kullanma Hakları yasasına uygun olarak İngilizce, İspanyolca, Çince ve Vietnam dilinde sunulmaktadır.
© AP Images/Paul Sakuma

Help America Vote Act, seçim idaresine ulusal biçimde odaklanmayı sağlamak amacıyla ABD Seçim Destek Komisyonu (EAC) adında bir birim oluşturmuş ve Amerika tarihinde ilk kez seçim sürecini geliştirmek için federal fonlara 3 milyar doları aşkın bir kaynak ayırmıştır. Çalışmalarına 2003 yılının sonlarında başlayan EAC [http://www.eac.gov/], başkan tarafından atanan ve ABD Senatosu tarafından onaylanan iki Demokrat ve iki Cumhuriyetçiden oluşan dört kişilik bir organdır. Bendeniz EAC’nin ilk görevlileri arasında bulundum ve 2006 yılında bu organın başkanlığını yaptım.

EAC fonları dağıtmanın yanı sıra, teknolojinin oy kullanma işleminde kullanılmasına ilişkin yeni standartlar koymakta, bu standartlara diğer ülkeler tarafından da sıkıca uyulmaktadır. EAC, National Institute of Science and Technology (Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü) [http://www.vote.nist.gov/] ile birlikte çalışarak güvenlik ve insan faktörü üstüne odaklanan önemli ve yeni oy kullanma sistemi talimatları oluşturmuştur. Bu talimatlar, eyaletlerin her seçimde milyonlarca seçmen tarafından kullanılan elektronik cihazların güvenilirliğini ve kullanışlılığını sağlamasına yardımcı olmaktadır. EAC ayrıca seçim teknolojisinin yönetim yönüne odaklanmış olup seçim yetkililerinin e-oy kullanma sistemlerinin önemli öğelerini yönetmesine yardımcı olması için tasarlanmış birkaç önemli belge oluşturmaktadır; bunların arasında mantık ve doğruluk testi de bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda, çok sayıda Avrupa ülkesinin elektronik oy kullanma cihazlarına yönelmesiyle, Avrupa Konseyi de [http://www.coe.int/] elektronik oy kullanma sistemleri için benzer standartlar sağlamak amacıyla bir proje teşebbüsünde bulunmuştur.

Belki de seçim yetkililerinin karşılaştığı en büyük güçlük, oy pusulası çalışanlarıyla seçmenleri yeni oy kullanma teknolojileri konusunda eğitme sürecidir. Oy pusulası çalışanlarının ortalama yaşının 72 olduğu ABD’de, kontrol edilip taşınması gereken bilgisayar hafıza kartlarına sahip elektronik cihazların devreye girmesi, ulusal bir seçimin yapılması için gereken 1.3 milyon çalışanın bulunmasında sıkıntı yaşanmasıyla sonuçlanmıştır. ABD bu konuda, seçimlerde çalışmak üzere 18 yaş grubundaki kişilerin alındığı Belçika’nın izinden gidebilir.

Gelecekte İnternet mi Oy Kullanacak?

İnternetin dünya çapında ve çoğu ülkede giderek insan hayatının bir parçası olmasıyla, e-demokrasi de insan hayatında yerini alan ve hızla yayılmaya başlayan bir kavram olmaya başlamıştır. Özel sektör gibi, adaylar, siyasi partiler ve hükümet organları da mesajlarını halka iletmek ve halkın cevabını alabilmek için İnterneti kullanmaktadır. İçlerinde Estonya, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’nin de bulunduğu birkaç ülke, artık vatandaşlarının İnternet aracılığıyla oy kullanmasına izin vermektedir. İngiltere, Swindon’da Mayıs 2007’de yapılan seçimlerde, seçmenler Everyone Counts [http://www.everyonecounts.com/] tarafından geliştirilen güvenli bir teknolojiyi kullanarak telefonla ve İnternet üzerinden, halk kütüphanelerinde, posta, oy pusulası yoluyla veya bütün Swindon içinde 65 yere yerleştirilen 300 dizüstü bilgisayardan birini kullanmak suretiyle oylarını kullanabilmişlerdir. Swindon, İngiltere hükümeti tarafından desteklenen en hırslı ve en başarılı oy kullanma pilot sahası olmuştur.

Küresel ve mobil bir toplumda, yurt dışında yaşayan herhangi bir ülkenin vatandaşları seçimlere katılma konusunda güçlüklerle karşılaşmaktadır. Bu güçlüğü yenmek için, bu sonbahar Avustralya ordusundaki seçmenler parlamento için verecekleri oyları İnternet üzerinden kullanacaktır. Yurt dışında yaşayan yaklaşık 6 milyon Amerikalı oy kullanırken çok sıkıntı çekmiştir; çoğu oy kullanma hakkından yararlanmak için hantal bir posta işlemini kullanmak zorunda kalmıştır. Overseas Vote Foundation [http://www.overseasvotefoundation.org/] ve EAC, yurt dışında yaşayan ve oy kullanmaya çalışan dört kişiden birinin oyunun sayılmadığını tahmin etmektedir. ABD Federal Oy Kullanma Destek Programı’nın [http://www.fvap.gov/] bu süreci iyileştirmek için sarf ettiği çabalar bir nebze faydalı olmuştur; ancak ABD Government Accountability Office (Hesap Verilebilirlik Dairesi) [http://www.gao.gov/] tarafından yakın zamanda sunulan bir rapor, bu konuda daha fazla şeyin yapılması gerektiğini göstermektedir.

Texas First Lady’si Anita Perry, Kasım 2006’da Austin’deki Travis İlçe Adliyesi’nde erkenden oyunu kullanıyor.
Texas First Lady’si Anita Perry, Kasım 2006’da Austin’deki Travis İlçe Adliyesi’nde erkenden oyunu kullanıyor.
© AP Images/Harry Cabluck

4 saat içinde (73 milyon) 2004 başkanlık seçimini kazanan adaydan daha fazla oy alan (62 milyon) ABD’nin en popüler televizyon programı American Idol’le bakınca, daha genç Idol seçmenlerinin başkanlık seçimlerinde oy kullanacak yaşa geldiklerinde aynı mobil teknoloji tipini kullanmayı talep edeceklerini tahmin etmek hiç de zor değil.

Seçimlerde büyük oranda teknoloji kullanımının başlamasıyla birlikte, elektronik oy kullanma konusunda da büyük oranda inceleme ve şüphecilik ortaya çıkmıştır. Amerikalıların 1980’lerin sonundan itibaren elektronik oy kullanma cihazlarıyla seçimlerde yer almalarına rağmen, elektronik oy kullanma cihazlarını, özellikle belge takip özelliği olmayanları sorgulamak, hatta bu cihazlara karşı çıkmak amacıyla çok sayıda grubun örgütlenmesi ancak HAVA’nın parlamentodan geçip e-oy kullanma işleminin ABD ve dünya çapında yaygınlaşmasıyla başlamıştır. Ayrıcalıklı oyların elle sayımının bir hafta sürebileceği İrlanda’da, bu işlemi hızlandırmak amacıyla e-oy kullanma yöntemine gidilmiş; ancak başarılı olunamamıştır.

Seçimlerin gözlemlenmesinde ve değerlendirilmesinde yer alan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın Demokratik Girişimler Dairesi (Office of Democratic Initiatives) ve İnsan Hakları [http://www.osce.org]; IFES (eski adıyla International Foundation for Election Systems/Uluslararası Seçim Sistemleri Kuruluşu) [http://www.ifes.org]; Carter Center [http://www.cartercenter.org] ve Electionline [http://www.electionline.org] organları gibi uluslararası kurum ve diğer örgütler, e-oy kullanma yönteminin yer aldığı seçimlerin özgürce ve adilce yapılıp yapılmadığını belirlemek için yeni yöntemler geliştirmek zorunda kalmıştır. Kâğıt pusulaların elle sayılmasını seyretmek ayrı dert, bir oyun elektronik olarak kullanılmasını gözlemlemek ayrı dert doğrusu.

Kolektif demokrasilerimizde yayılan yeni seçim teknolojisinin seçmenleri güçlendirdiği, daha fazla katılımı sağladığı ve çoğu durumda sonuçlar değiştirilmeden bu sonuçları bildirmesi suretiyle şeffaflığı sağladığı kesindir. Peki, bu durum sonuçlara duyulan güveni de arttırmış mıdır? Bu soru ancak seçim reformu ve teknolojinin kullanımı bütün dünyada tartışılmaya devam ettikçe cevaplanabilecektir. Ne var ki, teknolojinin günlük hayatımızı geliştirdiği gibi oy kullanma yöntemimizi de geliştirmeye devam edeceği aşikârdır.

The Long Campaign: U.S. Elections 2008

Bu makalede ifade edilen fikirlerin ABD hükümetinin görüş ve politikasını yansıttığı düşünülmemelidir.

 
Back to Top


Bu site ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgilendirme Dairesi tarafından oluşturulmuş ve güncellenmektedir.
Diğer internet sitelerine olan bağlantılar, orada belirtilen düşüncelerin tasvip edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.