ÇEŞİTLİLİĞİN GÜCÜ: ABD'NİN BAĞIMSIZ SEKTÖRÜ OLAN YÜKSEK ÖĞRENİMRichard Ekman
| ||||||
|---|---|---|---|---|---|---|
Amerikan yüksek öğreniminin en belirgin özelliği çeşitliliğidir. Hükümet, ABD üniversitelerindeki müfredatı ya da öğretme yöntemlerini denetlemez, eyalet yönetimlerinin de hafif bir etkisi vardır. Eğitim felsefeleri, programları ve geleneklerindeki çeşitlilik en çok "bağımsız" ya da "özel" yüksek öğrenim sektöründe vardır. 600 küçük üniversiteden oluşan bu sektöre Amerika'nın en saygın kuruluşlarının çoğu dahildir. Söz konusu çeşitliliğe bir göz atalım: Pennsylvania Ursinus Üniversitesi, öğrencilerin birinci yıllarında beşeri bilimler ve sosyal bilimlerdeki çeşitli metinlerden sorumlu tutulduğu disiplinlerarası bir program sunar; Kuzey Carolina'daki Warren Wilson Üniversitesi bütün öğrencilerinden üniversitenin işletilmesinde el yordamıyla yapılan işlere katkıda bulunmalarını ve bunu üniversitenin eğitim felsefesinin önemli bir parçası olarak görmelerini ister; Wisconsin'deki Northland Üniversitesi, çevreye duyarlı bir üniversite olarak eğitim verme konusunda uç noktalardadır; Batı Virginia'daki Alderson-Broaddus Üniversitesi, öğrencilerinin çoğunu Batı Virginia tepelerindeki çok küçük köylerden almakta ve çoğunu bilim ve tıp alanında kariyer yapmaya yönlendirmektedir; Quakers tarafından kurulan Earlham Üniversitesi Indiana'dadır ve ana karar verme mekanizması olarak fakültedeki herkesin mutabakatına bağlıdır; Pennsylvania'daki Cedar Crest Üniversitesi kadınlara mahsus bir üniversitedir ve kadınların bilimde üstün başarı sağlayamacağına ilişkin klişe görüşe karşı çıkarak bilim alanında çok sayıda mezun verir. Bu 600 bağımsız üniversitenin farklılıklarına rağmen bazı ortak özellikleri de vardır: Bu okullardaki yüksek öğrenim formatı benzersiz derecede iyidir. Lisans mezuniyeti istatistiklerine göre küçük ve özel üniversitelerin lisans mezuniyeti oranları, devlet üniversitelerinkinden daha fazladır. Ayrıca bu fark sadece yetenekli öğrenciler için değil aynı zamanda daha zayıf liseler ya da SAT öğrencileri için de geçerlidir. [http://www.collegeboard.com] Lisans mezuniyetindeki yüksek oran, üniversiteye girişlerinin düşük olduğu bazı sosyoekonomik gruplar için de geçerlidir; örneğin üniversiteye ilk giden öğrenciler, aldıkları derslere ek olarak tam zamanlı çalışması gereken öğrenciler ya da çeşitli azınlık gruplarından olan öğrenciler. Küçük ve özel üniversitelerin karşılaştırmalı etkisi, bu kuruluşlarda "katılımlı öğrenme" olmasından kaynaklanır. Ulusal Öğrenci Katılımı Araştırması'nın (yüzlerce üniversitenin katıldığı) kurucusu olan George Kuh, üniversitede başarılı olmanın bir profesörü tanımakla, ders dışı bir faaliyete katılmakla, kamu hizmeti bazında bir işte staj yapmakla ve sözel sunum ve yazılı ödevler gerektiren aktif öğrenme yöntemlerinin baskın olduğu dersleri almakla doğrudan ilişkisi olduğunu belirtir. Bu özellikler küçük üniversitelerde, büyüklere oranla daha sık görülür. Küçük ve bağımsız üniversiteler Amerika'nın büyük şehirlerinde, küçük kasaba ve şehirlerinde ve kırsal bölgelerde bulunur. Bu üniversiteler, kampüsün tartışma ortamına farklı yetenekler ve açılar katacak, farklı eğitim geçmişleri olan bir çok öğrenciye açıktır. Farklı ülkelerde yetişmiş olan öğrencilerin bu anlamda değeri oldukça yüksektir (öğretim dilinin her zaman olduğu gibi İngilizce olmasına rağmen). Bu üniversitelerle ilgili daha fazla bilgi, web sitelerinden alınabilir. Bu üniversitelerin çoğunun web sitesine Bağımsız Üniversiteler Kurulu'nun web sitesinden ulaşabilirsiniz : [http://www.cic.org/]
Bu makalede ifade edilen fikirlerin ABD hükümetinin görüş ve politikasını yansıttığı düşünülmemelidir.
|
||||||